Öğrenci yetiştirmenin en sevdiğim yanlarından biri, gençlerin bana İsa’yı tanımayan arkadaşlarından bahsetmesidir. Bu arkadaşları için dua ettiklerini ve onlara iyi bir örnek olmaya çalıştıklarını anlatırlar. Ancak sonunda bana şu soruyu sorarlar: “Onlarla müjdeyi nasıl paylaşabilirim?”

Bu soruyu çok seviyorum! Çünkü teşvik edici olan şey, bu öğrencilerin çoğu zaman cevabı zaten biliyor olmalarıdır; sadece konuyu gereğinden fazla karmaşık hâle getiriyorlar. Eğer gençlerin arkadaşlarıyla müjdeyi paylaşmalarına yardımcı olmak isteyen bir öğrenci yetiştirme lideriyseniz, işte size yardımcı olabilecek birkaç ipucu:

Müjdeyi Açık ve Net Bir Şekilde Paylaşın

Öğrencilerinizi müjdeyi paylaşma konusunda donatmak istiyorsanız, öncelikle müjdeyi açık ve anlaşılır bir şekilde anlatmalısınız. Öğrencilerinizin; insanın temel sorunu olan günahı, Tanrı’nın Mesih’in kefareti ve dirilişi aracılığıyla sağladığı kurtuluşu ve buna tövbe ile imanla verdiğimiz karşılığı mümkün olduğunca net bir şekilde anlamaları gerekir.

Açıklık, öğrencilerin kolayca yanlış anlayabileceği dolaylı ifadelerden ve belirsiz kısaltmalardan kaçınmayı gerektirir. Bir kampta konuşmacının öğrencilere “İsa için her şeyinizi verin” diyerek müjde çağrısı yaptığını hatırlıyorum. Ne demek istediğini anladığımı düşünüyorum. Doğru anlaşıldığında, bu güçlü bir çağrıdır. Ancak o gece öğrenciler bunu tam olarak anlayamadılar.

Toplantının sonunda hem imanlı hem de imanlı olmayan birçok öğrenci karşılık verdi. Davet sırasında yanıma geldiklerinde ise hiçbiri neden böyle bir karar aldığını açıkça ifade edemiyordu. İsa’nın onlardan bir şey yapmalarını istediğini biliyorlardı, fakat bunun ne olduğunu tam olarak anlamamışlardı. Mesih’in onlar için ne yaptığını açıklayamıyorlardı. Yani aslında açık bir müjde sunumuna değil, belirsiz bir çağrıya karşılık vermişlerdi.

Bu nedenle öğrencilerinize, tövbe edip Mesih’e iman ederek yeniden doğmanın ne anlama geldiği konusunda hiçbir belirsizlik bırakmayın.

Müjdeleme Odaklı Öğretin

Öğrencileri müjdeyi paylaşmaları için donatmak, müjdelemeyi bizzat öğretimin bir parçası hâline getirmeyi de gerektirir. Burada kastettiğim şey, her vaazın temel amacının iman etmeyenleri Hristiyan yapmak olması değildir. Ancak her vaazda, ele alınan metinden yola çıkarak müjdenin iyi haberini imanlı olmayanlarla paylaşma fırsatını değerlendirmelisiniz.

Öğrenci hizmetimizde her hafta öğretmenimiz, imanlı olmayan öğrencilere doğrudan hitap etmek için özellikle zaman ayırır. Genellikle şöyle der: “Eğer bugün burada bulunuyorsanız ve İsa’nın bir takipçisi değilseniz, size bir soru sormak istiyorum…” Ardından sorduğu soru, imanlı olmayan kişinin yüreğine saygılı bir şekilde dokunur ve öğretmen her zaman cevabı müjdede gösterir.

İşte o anlarda müjdelemeyi örneklemiş oluruz. Gerçek sorular ve samimi bir sohbet dili kullanarak öğrencileri daha derin konuşmalara teşvik ederiz. Zaten öğrencilerimizin arkadaşlarıyla da bunu yapmasını isteriz.

Ayrıca böylece müjdenin, sadece dersin sonunda yapılan kopuk bir çağrıdan ibaret olmadığını göstermiş oluruz. Bu yaklaşım, hizmetinizi öğrencilerin arkadaşlarını rahatlıkla getirip müjdeyi duyabilecekleri bir ortama dönüştürür.

Müjdelemenin “Gizemli” Algısını Ortadan Kaldırın

Bazı öğrenciler, onlara “müjdeyi paylaşın” dediğinizde ne demek istediğinizi gerçekten anlamazlar. Sosyal medyada gördükleri sokak vaizleri ya da savunmacılar gibi, müjdelemenin her soruya cevap verebilmeyi gerektirdiğini düşünebilirler. Yabancı insanların kapısını çalıp ezberlenmiş bir metni okumaları gerektiğinden korkabilirler. Bazıları ise yanlış bir şey söylerlerse arkadaşlarının Mesih’i reddetmesinden kendilerini sorumlu hissedebilir.

Öğrenci pastörleri, bu gereksiz engelleri kolaylıkla ortadan kaldırabilir ve müjdelemenin etrafındaki “gizemli” algıyı yıkabilirler.

Öğrencilerinize, Tanrı’nın Hristiyanları tanıklık etmeye ve Mesih’in günahkârlar için yaptıklarının müjdesini paylaşmaya çağırdığını hatırlatın. Onlara müjdelemenin, bir satış konuşması yapmak değil; insanları anlamlı ve kişisel bir gerçeğe davet etmek olduğunu öğretin.

Öğrenciler zaten arkadaşlarını sevdikleri şeylere davet ediyorlar: en sevdikleri şarkılara, yemeklere, şakalara ya da filmlere… Müjdeleme de buna benzer, ama çok daha değerlidir. Çünkü bu, insanları yalnızca İsa’da bulunan sevgiye, bağışlanmaya, umuda ve sevince davet etmektir.

Öğrenciler bunu anladıklarında, müjdeyi paylaşmak onlara çok daha doğal gelecektir.

Müjdelemeyi Misafirperverlikle Bağdaştırın

Kilisemde müjde odaklı misafirperverliği şöyle tanımlıyoruz: “Başkalarının İsa’yı takip etmesine yardımcı olmak için hayatınızı onlara açmak.”

Bu tanım, müjdelemeyi gençler için en doğal ortama yerleştirir: okulda, işte ve sosyal aktivitelerde kurdukları ilişkilerin içine. Misafirperverlik çağrısı, öğrencilere ilişkilerinin Tanrı’nın onlara verdiği bir emanet olduğunu; bu ilişkileri başkalarının iyiliği ve Tanrı’nın yüceliği için kullanmaları gerektiğini hatırlatır.

Misafirperverliği müjdelemeyle birleştirmek, öğrencilerin yalnızca tek bir konuşmayla değil, zaman içinde bilinçli bir şekilde müjdeyi paylaşmalarını sağlar. Böylece müjdeleme bir sunum olmaktan çıkıp bir ilişkiye dönüşür.

Misafirperverlik, müjdelemeyi genel bir “günahkârlara ulaşma” çağrısından; arkadaşlarıma, sınıf arkadaşlarıma ve komşularıma Mesih’i tanıtma çağrısına dönüştürür.

Aynı zamanda misafirperverlik, günahkârlarla birlikte oturup yemek yiyen, dışlanmış insanları seven ve bizim gibi kişileri Kendisine yaklaşmaya davet eden Tanrı’nın lütufkâr karakterini de yansıtır.

Müjde’nin Öyküsünü Anlatın

Öğrencilerin faydalanabileceği birçok değerli müjdeleme kaynağı vardır ve bunları kullanmakta hiçbir sakınca yoktur. Ancak ben, öğrencileri müjdenin öyküsünü öğrenmeye ve anlatmaya teşvik ediyorum. Çünkü insanlar öyküleri hatırlar ve öğrenciler çoğu zaman Kutsal Kitap’ın aslında büyük bir öykü olduğunu fark ettiklerinde şaşırırlar.

Greg Gilbert bu öyküyü dört basit kelimeyle özetler: Tanrı, İnsan, Mesih, Karşılık.

Öğrenciler yalnızca bir iki dakika içinde şu gerçeği açıklayabilirler: Tanrı her şeyi iyi ve kendi yüceliği için yarattı; insanlık Tanrı’ya isyan ederek dünyaya günahı getirdi; Mesih yaşamı, ölümü ve dirilişi aracılığıyla günahkârları kurtarmak için geldi; şimdi ise insanları tövbe ve imanla karşılık vermeye çağırıyor.

Öğrenciler bu öyküyü öğrendiklerinde, düşmüş bir dünyada yaşayan arkadaşlarıyla müjdeyi daha doğal bir şekilde paylaşmaya hazır hâle gelirler.

Örneğin, günahlı bir yaşam süren bir arkadaş “Hristiyanların neden bu kadar çok kuralı var?” diye sorarsa, öğrenciler ahlakın Yaratıcımız olan Tanrı’dan kaynaklandığını açıklayabilirler.

Bir arkadaş acı çekiyorsa, öğrenciler onunla birlikte yas tutabilir ve “Dünya aslında böyle olmamalıydı” diyerek günahın yaratılışı nasıl bozduğunu gösterebilirler.

Bir arkadaş suçluluk duygusuyla mücadele ediyorsa, öğrenciler Mesih’in çarmıhta günahlarımızın bedelini tamamen ödediğini paylaşabilirler.

Bir arkadaş umutsuzluk hissediyorsa, öğrenciler tövbe edip iman edenler için Tanrı’nın sonsuz yaşam vaadini hatırlatabilirler.

Konuşma nereden başlarsa başlasın, öykünün her bölümü sonunda İsa’ya çıkar.

Kendi Öykülerini Müjdeyle Bağdaştırmalarına Yardımcı Olun

Son olarak, öğrencileri aynı çerçeveyi kullanarak İsa’yı nasıl takip etmeye başladıklarına dair kendi öykülerini yazmaya teşvik edin. Bunun uzun olması gerekmez; birkaç paragraf bile yeterlidir. Yazmak, öğrencilerin kendi tanıklıklarını daha açık ve anlaşılır bir şekilde ifade etmelerine yardımcı olur.

Onları, Hristiyan çevrelerde kullanılan karmaşık ifadelerden ve klişe sözlerden kaçınmaları konusunda yönlendirin. Basit konuşmalarını ve kendi kelimelerini kullanmalarını teşvik edin. Hatta isterseniz öğrenci toplantılarında kendi öykülerini paylaşmaları için onlara fırsat verebilirsiniz.

Öğrenciler, günahkâr olduklarını nasıl fark ettiklerini ve kurtuluş için Mesih’e nasıl yöneldiklerini anlattıklarında, müjdenin gerçek tanıkları hâline gelirler.

Ve Tanrı’nın lütfuyla, onların arkadaşları da müjdeyi duyacak ve iman edecektir.

https://www.youthpastortheologian.com/blog/equipping-teenagers-to-share-the-gospel   31/1/2026’da ulaşılmıştır ve izinle kullanılıyor

Bizi takip edin: